30 Ağustos 2010 Pazartesi

İstanbul Fashion Week 2010


  İstanbul Fashion Week 2010, 24 Ağustos Salı akşamı, İTÜ Taşkışla Kampüsü’nde, moda dünyasına genç tasarımcılar kazandırmak üzere İstanbul Fashion Week çatısı altında gerçekleştirilen İTKİB Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması ile start verirken, 25-28 Ağustos tarihlerinde, 20 tasarımcı ve 6 markanın katılımıyla toplam 21 defileyle moda sahnesinde yer aldı. İTÜ Taşkışla Kampüsü'nde gerçekleşen ve bu büyük organizasyon için özel olarak tasarlanmış dev çadırda yapılan defilelerde Türk tasarımcılarımız İlkbahar/Yaz 2011 koleksiyonlarını sundular.

 
  
 
  Ünlü tenisçi Anna Kournikova, dünyaca ünlü model Alessandra Ambrosio, stil ikoniçesi Anna Piaggi ve ünlü stilist Patricia Field (Sex and the City) gibi celebrity'lerin ve moda dünyasının önemli isimlerinin katılımıyla renklenen IFW 2010'da, tasarımcıların solo ve karma defilelerinin yanı sıra ünlü markaların defileleri de yer aldı.. Solo defilelerde sırasıyla; Atıl Kutoğlu (25.08.10), Deniz Mercan (25.08.10), Günseli Türkay (25.08.10), Bora Aksu(25.08.10), Simay Bülbül (26.08.10), Mehtap Elaidi (26.08.10), Arzu Kaprol (26.08.10), Özgür Masur (27.08.10), Hatice Gökçe (27.08.10), Bahar Korçan (27.08.10), Özlem Kaya (28.08.10), Gamze Saraçoğlu (28.08.10), Özlem Süer (28.08.10) gibi tanınmış tasarımcılar yer aldı. 26 Ağustos günündeki ilk defile olan Karma 1defilesinde üç ayrı tasarımcı Gül Ağış, Zeynep Tosun ve Zeynep Erdoğan, Karma 2 defilesinde ise Niyazi Erdoğan, Necla Güvenç, Tuvana Büyükçınar ve Rana Berna Canok kardeşler aynı podyumu paylaştılar. İstanbul Fashion Week 2010 kapsamında koleksiyonlarını sergileyen markalar ise sırasıyla; GIZIA (25.08.10), Punto Deri (26.08.10), Argande (27.08.10), Damat/ADV (27.08.10), AVVA (28.08.10), Koton (28.08.10) oldu.

  
 
 
  Bu Türkiye için olduğu kadar, tasarımcılar, tasarımcı adayları, moda camiası ve moda severler tarafından da ilgiyle karşılanan büyük organizasyonda ben ve Berfin EJD asistanları olarak yerimizi aldık. İstanbul Moda Haftası ile "İstanbul"un moda merkezi olmasındaki büyük ve çok önemli adımları birer ikişer tırmanırken, ilginin yoğun olduğu organizasyonun ziyaretçilerinin, İTÜ Taşkışla'da oluşturduğu doğal defile ortamı da görülmeye değerdi.. Kimi davetliler izlemeye geldiği tasarımcıların koleksiyonlarından giyinmeyi tercih ederken, kimileride kendi yaratıcılıklarını konuşturan silüetlerin sahipleriydi.
 
Müge Utkan

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Louvre Müzesi

 
Paris’teki üçüncü durağım ise her yıl milyonlarca turistin gezdiği Louvre Müzesi oldu. Tümünü 2-3 günde dahi gezemeyeceğiniz müzenin ikincisinin Abudabi’de açılacağını gösteren dev ilanlar, cam piramidin altındaki giriş holünün duvarlarını süslemekteydi. 2010 Mart ayında yeni yazdığım Kostüm Tarihi kitabım için resim, fotoğraf ve literatür taraması için Antik Mısır, Yunan, Mezopotamya, Babil, Roma bölümlerinin sergilendiği Denon Hall’ü ancak iki günde gezebilmiştim. Temmuz’da Paris’e geldiğimde ise Louvre Müzesi’nin Sully bölümünde yer alan Napeleon Hall’ü gezmeyi planlamıştım. Uzun bilet kuyruğundan sonra önce Marie Antoinette’in wardropunun yer aldığı bölümünü, daha sonra dekoratif objelerin, duvar halılarının sergilendiği Rönesans Hall’ünü gezdim. Renkler, yüksek sanat ve teknikler beni adeta zaman tünelinde seyahate çıkardı. Louvre Sarayı’nın yapılış, mimari plan ve aşamalarının sergilendiği Histoire de Louvre bölümünü gezdim. Sosyal ve saray yaşamı, dönem kostümleri, sarayın ilk halini tablolardan izlemek mümkün.
 
  
  

1987 yılında annem ve babamla yaptığım bir Paris seyahatinde şimdiden çok farklı zamanın izlerini gözlemlediğiniz Louvre Müzesi’nin kapkara duvarları, kurulan dev iskelelerle, uzmanlar tarafından özel tekniklerle temizleniyordu. Sarayın orta avlusuna inşa edilen cam piramitin ise tarihsel dokuyu bozduğu fikri, yazılı ve görsel basında hararetle tartışılıyordu. İlerleyen süreçte Paris ve Louvre ile bütünleşen, piramitin etrafında yer alan modern havuzların kenarlarında serinlemeye ve dinlenmeye çalışan turistler ise şimdilerde adeta yeniden yapılmış gibi duran pırıl pırıl sarayın resimlerini çekerken, yüzlerce görevlinin çalıştığı, farklı organizasyon, aktivite ve sergilerle Louvre Müzesi dünyanın her köşesinden moda ve sanatın merkezi Paris’e gelenleri ağırlıyor, dünya zamanından kopararak, farklı bir boyuta taşıyor adeta..

  
 
  
 
 
 
 
Müzeden çektiğim fotoğrafları sizlerle paylaşmak istedim. Yolunuz Paris’e düşerse en az bir gününüzü Louvre Müzesi’ne ayırın. Metro ile sarı renkli birinci hattı alarak Piramides Palais Royal Musee de Louvre durağında inebilir, orta avludan, piramitten müzeye giriş yapabilirsiniz. Giriş bileti günlük 9.50 Euro. Çoklu girişler alabilir veya başka müzeleride gezmeyi planlıyorsanız, Paris Müzeleri pass kart’ı satın alabilirsiniz.
Elif Jülide Dereboy

21 Ağustos 2010 Cumartesi

Dior 2011 Kış Defilesi

 
Christian Dior 2010-2011 Kış defilesinin podyumunu süsleyen çiçeklerin arasından süzülerek yürümeye başlayan mankenlerin, avangart, canlı renklerle yapılmış makyajları, selafon kağıtlarla dekore edilen topuzları, uçuk sarıdan mora, eflatuna, maviden yeşile uzanan, dev kış çiçeklerini andıran kostümleriyle seyircileri adeta büyülüyor. Özgün, pastel renklerin hakim olacağı sıcacık bir kış-couture defilesi, moda tarihinde yeni başlayan 2000’li yılların ikinci on yıllık periyodunu haber veriyor. 50’li, 60’lı sofistike-elegan kadınlar, Dior ruhunu 2011’lerde John Galliano’nun müthiş tasarımları ile yeniden moda sahnesinde canlandırıyor. İzleyicilerini defilenin sonunda 1910’lu yılların popüler hasır, kurdelalı, tüllü şapkası ve kısa paçalı pantolon-ceket takımıyla selamlayan 100 yılın moda dehası, Dior’un ölümsüzlüğünü bir kez daha ilan ediyor. Geçmiş yıllarda moda tarihinin sayfalarında gezinerek tasarladığı koleksiyonlarından farklı, soft, sofistike koleksiyonu ile 2011 Kış Modası’na bir kez daha imzasını atıyor, John Galliano.

Elif Jülide Dereboy
 
 

2010-2011 Kış Modası Aksesuarları

50’li yılların silüetlerine ultra şıklık katan, dirseklere kadar uzanan uzun eldivenlerin modern versiyonları yumuşacık deri, süet, streç saten eldivenler, kadınların günlük ve gece gardroplarında yer almaya hazırlanıyor. Nina Ricci, Karl Lagerfeld, Yves Saint Laurent, Marc Jacobs, Cerutti, Ralph Laurent, Lanvin, Donna Karan ve birçok modacının koleksiyonlarını süsleyen siyah ve sezon renklerindeki uzun, adeta eski Hollywood filmlerinden fırlamış gibi duran modanın romantik, şık aksesuarı eldivenlerin yanı sıra tek parmaklı, renklendirilmiş veya naturel kürklerden tasarlanan yeni eldivenler, size sımsıcacık bir kışın geldiğini haber veriyor.
 
     
 
Antik Roma, Yunan stili çift dönen kemerler, Audrey Hepburn’ün minimalist kostümlerini süsleyen siyah rugan, fiyonklu kemerlerden esinlenerek hazırlanan yeni tasarımlar, dantelden trikoya, yünden kaşmire tüm fabrikler ve tasarımlarda yer alıyor. Yeni, şık kemerler, Salvatore Ferragamo, Fendi, Dolce&Gabbana, Chloé, John Galliano, Prada, Etro’nun koleksiyonlarında dikkat çekiyor.
 

Elif Jülide Dereboy

20 Ağustos 2010 Cuma

2010-2011 Kış Modasında “Ayakkabı-Çanta”

 
 

2010-2011 Kış Modasında bu yıl farklı bir dönüşe şahit oluyoruz. Yüksek platform ve topuklu, ayak bileği veya biraz üstünde biten, önü bağcıklı 1900’lü yılların botlarının retrolarının yanı sıra 50’li yılların zarif, elegan, sivri burunlu, iki renkli, ince topuklu, Chanel stili modellerine tekrar geri dönülüyor. Ayakkabı modasında klasizmin ayak sesleri tekrar duyulmaya başlıyor. Bunun öncülüğünüde Stella McCartney, Lanvin, Armani, Giambat Tista Valli, Dior, Valentino yapıyor. Lady Stili, lüksün geri dönüşü çantalarda izleniyor. Krokodil baskılı, Kelly Stili klasik Hermes ve dikdörtgen formlu Ralph Laurent, Loewe çantalar ve pratik snob görünümlü, fitil derili, zincirli, metal aksesuarlı elegan çantaların yanı sıra 80’li yılların parlak, metal, kristal efektli çantalarının yepyeni versiyonları, moda sahnesinde yer almaya hazırlanıyor. İş kadın gardroplarının vazgeçilmez aksesuarı olacak portfolyo, zarf stili, büyük çantalar ise çeşitli deri, süet, renk ve dokuda tasarlanmış.. Bu yıl büyük leopar baskı desenli kürk çantalar, ayakkabı ve çizmeler Afrikan şıklığını gardroplara taşıyacak.
   
   
 

Elif Jülide Dereboy